İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’nda yolcu deneyimini doğrudan etkileyecek yeni bir uygulama devreye giriyor. “Sessiz havalimanı” olarak adlandırılan modelle birlikte terminal içinde sıkça yapılan genel anonslar büyük ölçüde azaltılacak. Böylece özellikle yoğun saatlerde oluşan anons kalabalığı ve gürültünün önüne geçilmesi hedefleniyor.
Yeni uygulama kapsamında acil durumlar, güvenlikle ilgili kritik bilgilendirmeler ve operasyonel olarak zorunlu duyurular dışında yolculara sesli anons yapılmayacak. Terminaldeki bilgilendirme ağırlıklı olarak ekranlar ve dijital bildirimler üzerinden ilerleyecek. Havalimanı yönetimi, bu yaklaşımın daha sakin, daha kontrollü ve daha konforlu bir terminal ortamı oluşturacağını belirtiyor.
Uçuş bilgisi nasıl takip edilecek?
Anonsların azalmasıyla birlikte yolcuların uçuşlarını yakından takip etmesi daha da önem kazanacak. Uçuş saatleri, kapı bilgileri ve olası değişiklikler için başlıca kanallar şöyle öne çıkıyor:
- Terminal içinde yer alan uçuş bilgi ekranları (FIDS)
- Havayolu şirketlerinin mobil uygulamaları
- SMS ve e-posta bildirimleri
- İstanbul Sabiha Gökçen’in mobil uygulaması
- Havalimanının SAVVy dijital asistanı (uçuş/kapı bilgisi, yönlendirme ve hizmet bilgileri için)
Bu sistemde yolcuların özellikle biniş kapısı (gate) ekranlarını ve kapı kapanış saatlerini daha yakından izlemesi gerekiyor. Çünkü tekrar eden “kapı değişti”, “biniş başladı” gibi anonsların yerini ağırlıklı olarak ekran ve dijital bildirimler alacak.
Neden “sessiz havalimanı”?
Dünyadaki birçok büyük havalimanında benzer uygulamalar uzun süredir kullanılıyor. Amaç; terminalde gereksiz ses yükünü azaltarak yolcuların stresini düşürmek, duyuru kirliliğini önlemek ve bilgilendirmeyi daha düzenli kanallara taşımak. Sabiha Gökçen’in bu adımı da “daha dijital, daha kullanıcı odaklı” hizmet anlayışının devamı olarak görülüyor.
Özetle: Daha az anons, daha çok ekran ve bildirim… Yolcuların da uçuş sürecini daha planlı takip etmesi isteniyor.

