Hayatımız hep bir yerlerde bizi beklediğine inandığımız sonsuz aşkı bulup, eksik kalan diğer yarımızla tamamlanacağımızı ümit ederek akıp giderken, sizlere astrolojide “diğer elmanın yarısı” olma halini göksel belirteçlerle nasıl okuyabileceğimizden bahsetmek isterim.
Seviyor ve seviliyor musunuz?
Partneriniz ve siz bu dünyada birbirini tamamlayan ruh eşleri misiniz?
Veyahut partnerinizle onca çatışma, fikir ayrılıkları ve kopmalar yaşamanıza rağmen yıllarca süregelen bir ilişkinin vazgeçilmez bağlarını mı taşıyorsunuz?
İkili ilişkilerinizdeki uyum, tutku, çekim veya tam tersi de olabilen partnere bir türlü ısınamama halinin hangi göksel kombinasyonların sonucu olabildiği, astrolojide “İlişki Astrolojisi” veya “Sinastri” tekniği altında incelenir.
İşte tam da burada astrolojik mânâda bireyler arasındaki ilişkileri incelerken, bireylerin doğum haritalarının karşılaştırılmasına ihtiyaç vardır.
İlişkiler şüphesiz ki hayatımızdaki çok büyük ve önemli dönüşümleri bizlere yaşatır. Aslında biz ilişkilerle aslolan bizi tanır ve kendimizi anlamlandırırız.
Peki neden hep aynı yapıda insanları çekici bulur, başka bir deyişle, neden hep belirli ilişki şablonlarına çekiliriz?
Bizlerdeki bu eğilimin astrolojide anlamlandırılmasını, doğum haritalarının karşılaştırılması ile, yani kısaca “Sinastri” tekniği ile inceleyebiliriz.
Sinastride temel olarak iki kişinin haritası üst üste getirilerek gezegenler arasındaki bağlantılar yorumlanır.
İki kişinin haritası göz önüne alınarak, birbirlerinin kişiliklerini ve yaşam tarzlarını nasıl etkilediklerine yönelik bilgiler verilir. İlişkilerinde mutluluk yaratan veya stres ve gerginliğe sebep olan durumlar hakkında veriler ile kişiler birlikteyken yarattıkları enerjinin niteliğine ilişkin detaylı bilgilere de sinastri tekniği ile sahip olma şansımız olur. (Döşer, Ö., Özkırış B. (2021), İlişkiler Astrolojisi) Astroart Astroloji Okulu)
Sinastride temelde hangi göksel göstergelerin incelendiğine bakacak olursak;
Astrolojide sevginin ve ilişkilerin evrensel göstergesi olan “Venüs” gezegeni sinastri tekniğinde temel olarak incelenebilir. Venüs’ün kişinin doğum haritasındaki durumu (bulunduğu ev, burç, diğer gezegenlerle açıları) harita sahibinin ilişki ve aşk konularındaki genel yaklaşımı ve sevme biçimi hakkında tek başına bizlere birçok bilgi verir.
Ayrıca; hem kişilerin doğum haritalarında ayrı ayrı, hem de sinastri haritalarında bakabileceğimiz diğer önemli bir gösterge, Juno asteroittidir. Juno kadersel eş ve evlilik göstergesi olup, haritalarda Juno’nun bulunduğu yerleşim bizi uzun süreli ilişki ve evliliğe yöneltecek duygusal ve fiziksel ihtiyaçlarımızı anlatır. Her iki tarafın doğum haritasında Juno bağlantılarının olması, evliliği veya uzun süreli ilişkiyi mümkün kılabilir.(Döşer, Ö., Özkırış B. (2021), İlişkiler Astrolojisi) Astroart Astroloji Okulu)
Kadın ve erkek haritalarında karşı cinsle ilişkinin uyumu ve iklimi “Işıklar” dediğimiz Güneş ve Ay’ın irtibatına da çok sıkı bir şekilde bağlıdır. Her iki ikişinin haritasında Güneş ve Ay’ın açısal olarak irtibatta olması ve uyumlu açıların (kavuşum, üçgen, sekstil) var olması, evliliğin ve birlikteliğin uzun ömürlü olabileceğini gösterebilir.
Bunlara ilaveten erkek haritasındaki Venüs erkek partner için ideal kadın tipini gösterirken, Ay ideal kadının ruhsal yönlerini ifade eder,
Kadın haritasındaki Mars, kadın partner için ideal erkek modelini gösterirken, Güneş ideal erkeğin kişiliğini ifade eder.
Örneğin bir kadın haritasında Mars gezegeni Aslan burcunda ise kadın yönetken, lider ve göz önünde olan erkekleri çekici bulurken, bir erkek haritasında Venüs gezegeni Terazi burcunda ise, erkek uyumlu, diplomatik ve estetik yanı güçlü kadınlara çekilir.
Cinsel çekim ve uyum ise iki kişinin haritasındaki Venüs ve Mars gezegeninin durumları ile belirlenebilir. Venüs daha uyumlu, uysal ve dişil tarafı, Mars ise fiziksel güç, tutku ve cinsellik içeren eril tarafı ifade eder.
Sinastri haritalarında partnerlerin Venüs ve Mars gezegenleri arasında sert açı bağlantıları varsa (kavuşum, karşıtlık, kare açılar), ikili arasındaki cinsel çekim oldukça güçlüdür. Ancak bu zorlayıcı açılar iki kişi arasında dengesiz ve kontrolsüz durumları da beraberinde getirebilir. Eğer bu iki gezegen arasında üçgen ve altmışlık açılar var ise partnerler arasında cinsel anlamda daha uyumlu ve rahat bir akış vardır.
Bununla birlikte partnerler arasında cinsel uyumu zorlaştıran ve aralarında soğukluğa neden olan en önemli gösterge “Satürn” gezegenidir. Kişilerden birinin Satürn gezegeni diğerinin Venüs’üne veya Mars’ına kare veya karşıt açı yapıyorsa, bireyler arasında cinsel çekim hissedilemeyebilir. (Döşer, Ö. Özkırış B. (2021), İlişkiler Astrolojisi) Astroart Astroloji Okulu)
Evlilik ve uzun süreli ilişkilerde ise ayrıca Venüs ve Güneş gezegeninin konumları incelenebilir. Kişilerin Venüs ve Güneş’i arasında kavuşum, üçgen ve altmışlık açılar var ise, partnerler birbirlerine doğal bir yakınlık hissederler.
Sinastri haritalarında yukarıda özetlenen bilgilerin dışında onlarca açı ve gezegen kombinasyonu mevcuttur. İşte astrolojinin en büyülü tarafı da budur.
“Ben bu ilişkiden neden kopamıyorum?” sorusunun cevabı, parmak iziniz gibi sadece size ait olan doğum haritanızda, partnerinizle olan ilişkinizin harmonisi olan göksel yerleşimlerin kadersel sonuçlarında gizlidir.
Bu aynı zamanda sizi siz yapan ruhsal yolculukta kendinize doğru ilerlemeye yönelik seçimlerinizdir. “Ben” olarak çıktığınız yolda “biz” olmaya doğru geçişinizdir.
Hepimiz için bu geçişin sevgi ve kolaylıkla olması dileğiyle…
