Kur’an, çok eşliliğe teorik bir kapı aralar gibi görünse de, Nisa 3’te çok eşliliği “adalet” şartına bağlar; Nisa 129’da ise “ne kadar uğraşsanız da kadınlar arasında adil davranmaya güç yetiremezsiniz” diyerek bu kapıyı pratikte kapatır. Bu nedenle Kur’an’ın hedefinin çok eşliliği teşvik etmek değil, tarihsel bir geçişi yönetmek için sınırlı ve geçici bir tolerans sunmak olduğu açıktır.
Öte yandan günümüzde ortaya çıkan “evli ama gizli” mantığını Kur’an’dan çıkarmak da mümkün değildir. Çünkü Kur’an evliliği, tarafların haklarını koruyan bir akit olarak tanımlar. Sadece iki kişinin bildiği bir akitle mehir, nafaka, miras ve nesep gibi temel hakları korumak ise özellikle ihtilaf anında veya taraflardan birinin vefatı durumunda neredeyse imkânsızdır.
Bu sistemi savunanların “Kur’an’da ilan edin diye ayet yok” veya “Şahitler boşanırken olur” şeklindeki savunmalarını duyar gibiyim. Elbette kimse evliliğini davul zurnayla duyurmak zorunda değildir. Ancak hayatın doğal akışında, insanın hayatında biri varsa en azından en yakınları bunu bilir. Bir ilişki en yakınlardan bile saklanıyorsa, orada yalan kaçınılmaz hâle gelir.
Bir düşünün:
Eşiniz veya dostunuz “Neredesin? Kiminlesin?” diye sorduğunda, o ilişkiyi gizlemek için yalan söylemek zorunda kalıyorsanız, bu ilişki artık İslami nitelik taşımaz. Çünkü din, “dini nikâh” kılıfı altında yalanı meşrulaştırmaz:
“Yalanı ancak Allah’ın ayetlerine inanmayanlar uydururlar; işte yalancıların ta kendileri onlardır.”
(Nahl 105)
Bu tür ilişkilerin ideal olanı yansıtmadığını görmek için tek bir soru yeterlidir:
18 yaşındaki kızınızın, 50–60 yaşında evli bir adamın “gizli eşim” diye sakladığı kadın olmasını ister miydiniz?
Elbette istemezdiniz.
O hâlde kendi kızınıza yapılmasını istemediğiniz bir şeyi başkasının kızına da yapamazsınız.
Bu hem insanlığın hem İslam’ın ortak ilkesidir.
Ama anlayana…
Bugün “gizli nikâh” denen uygulamanın özellikle kadınları kandırmak, haklarını yok etmek ve sorumluluktan kaçmak için araç hâline getirildiği acı bir gerçektir.
Sonuç nettir:
Gizli nikâh, dinin en temel öğretileri olan doğruluk, dürüstlük, adalet, ahlak ve şeffaflığa aykırıdır.
Dolayısıyla İslam ile uyumlu değildir.

