Sevgili Gazete Pazar okurları, tartıda gördüğümüz her artış yağlanma anlamına gelmez. Bazen bedenimiz geçici olarak su tutar. Önemli olan ödemi, kilo artışını ve karın şişkinliğini birbirinden doğru ayırmaktır.
Sevgili Gazete Pazar okurları,
Sabah tartıya çıktınız ve önceki güne göre bir ya da iki kilo fazla gördünüz. Hemen “Kilo aldım” diye düşünmeyin. Bir gecede görülen hızlı değişimin tamamının yağ olması çoğu zaman mümkün değildir.
Tartı bize yalnızca toplam ağırlığımızı gösterir. Yağ, kas, kemik, vücuttaki su ve sindirim sistemindeki içerik aynı rakamın içindedir. Bu nedenle tartıdaki her yükselişi yağlanma olarak değerlendirmek doğru olmaz.
ÖDEM NEDİR, KİLO ARTIŞI NEDİR?
Ödem, vücut dokuları arasında normalden fazla sıvı birikmesidir. El, ayak, ayak bileği, bacak ve göz çevresinde daha belirgin görülebilir. Bazen bütün vücutta şişkinlik ve ağırlık hissi yaratabilir.
Kilo artışı ise tek başına yağlanma demek değildir. Kas miktarındaki değişim, vücudun tuttuğu su, bağırsakların doluluğu ve gün içinde tüketilen yiyecekler tartı sonucunu etkiler.
Yağ artışı genellikle belirli bir süre boyunca harcanandan fazla enerji alınmasıyla oluşur. Ödem ise saatler veya birkaç gün içinde ortaya çıkabilir. Aynı hızla azalması da mümkündür.
Bu nedenle kısa sürede yükselen ve birkaç gün sonra gerileyen ağırlık çoğu zaman sıvı değişimiyle ilişkilidir. Haftalar boyunca devam eden yükselişle birlikte bel çevresi de genişliyorsa yağ artışı ihtimali daha yüksektir.
ÖDEMİN BELİRTİLERİ NELERDİR?
Ödem yalnızca tartıda anlaşılmaz. Bedenin verdiği bazı işaretlere de bakmak gerekir.
Sabahları göz kapaklarının şişmesi, yüzüğün parmağa dar gelmesi, ayakkabıların sıkması ve çorabın ayak bileğinde derin iz bırakması ödemle birlikte görülebilir.
Ayak bileklerinde şişme, ciltte gerginlik ve günün ilerleyen saatlerinde bacaklarda ağırlık hissi de sık rastlanan belirtilerdir.
Şişmiş bölgeye parmakla birkaç saniye bastırıldığında çukur kalması bazı ödem türlerinde görülebilir. Ancak bu yöntem tek başına tanı koydurmaz. Her şişlik aynı nedenden kaynaklanmaz.
TARTIDAKİ ANİ DEĞİŞİM NEDEN OLUR?
Tuzlu bir akşam yemeği, hazır gıdalar, salamura ürünler ve bazı paketli yiyecekler ertesi gün tartının yükselmesine yol açabilir.
Karbonhidrat tüketimindeki ani artış da vücudun daha fazla su tutmasına neden olabilir. Bu, karbonhidratın tamamen bırakılması gerektiği anlamına gelmez. Yalnızca tartıdaki kısa süreli değişimin nedenlerinden biridir.
Kadınlarda adet döngüsü öncesinde hormonal değişimlere bağlı olarak şişkinlik ve geçici ağırlık artışı görülebilir. Sıcak hava, uzun süre ayakta kalmak, saatlerce oturmak ve uzun yolculuklar da özellikle ayaklarda ve bacaklarda ödem oluşturabilir.
Düzensiz uyku, yoğun stres, alkol tüketimi ve hareketsizlik vücudun sıvı dengesini etkileyebilir. Kabızlık da tartıda geçici bir yükselişe neden olabilir.
KARIN ŞİŞKİNLİĞİ HER ZAMAN ÖDEM DEĞİLDİR
Karında hissedilen her şişkinliği ödem sanmamak gerekir.
Gaz, kabızlık, hızlı yemek, fazla hava yutmak veya bazı besinlere karşı gelişen hassasiyet karın bölgesini şişirebilir. Bu durumlarda sorun dokular arasında sıvı birikmesi değil, çoğunlukla sindirim sistemiyle ilgilidir.
Karın şişkinliği sürekli tekrarlıyorsa, ağrıya eşlik ediyorsa veya bağırsak alışkanlıklarında belirgin değişiklik varsa nedeninin araştırılması gerekir.
ÖDEM İLE YAĞ ARTIŞI NASIL AYIRT EDİLİR?
Tek bir tartı sonucuyla karar verilmemeli. Daha doğru değerlendirme için tartılma koşullarının aynı olması önemlidir.
Ben sabah saatlerini daha güvenilir buluyorum. Tuvalete çıktıktan sonra, kahvaltıdan önce ve benzer kıyafetlerle tartılmak karşılaştırmayı kolaylaştırır. Tartının da aynı yerde durması gerekir.
Günlük rakamlara takılmak yerine birkaç haftalık değişime bakılmalıdır. Bel çevresini belirli aralıklarla ölçmek de yararlı olabilir.
Şu işaretler ayrım yapmanıza yardımcı olabilir:
- Ağırlık çok kısa sürede değişiyorsa sıvı etkisi düşünülebilir.
- Yüzük, çorap veya ayakkabı aniden sıkmaya başladıysa ödem bulunabilir.
- Bel çevresi haftalar içinde genişliyorsa yağ artışı ihtimali yükselir.
- Şişkinlik gün içinde artıp sabah azalıyor olabilir.
- Adet dönemi, tuzlu beslenme veya uzun yolculuk sonrasında geçici değişim görülebilir.
Bunlar kesin tanı yöntemi değildir. Sürekli veya nedeni açıklanamayan değişikliklerde hekim değerlendirmesi gerekir.
ÖDEMİN ALTINDA BAŞKA BİR NEDEN OLABİLİR
Ödem bazen günlük alışkanlıklardan kaynaklanır. Bazen de önemli bir sağlık sorununun işareti olabilir.
Kalp, böbrek, karaciğer, tiroit, toplardamar veya lenf sistemiyle ilgili bazı hastalıklar ödeme yol açabilir. Protein düşüklüğü ve ciddi beslenme sorunları da vücudun sıvı dengesini bozabilir.
Bazı tansiyon ilaçları, hormon içeren tedaviler, kortizonlu ilaçlar ve bazı ağrı kesiciler şişmeye neden olabilir. Düzenli kullandığınız bir ilacın ödeme yol açtığını düşünüyorsanız kendi kararınızla bırakmayın. İlacı reçete eden hekime danışın.
“ÖDEM ATMAK” İÇİN YAPILAN HATALARA DİKKAT
Tartıdaki rakamı hızla düşürmek amacıyla bilinçsizce idrar söktürücü ilaç veya yoğun bitki çayı kullanmak doğru değildir.
Vücuttan hızla su atılması yağ yakıldığı anlamına gelmez. Kaybedilen ağırlık sıvıdır ve yeniden yerine gelebilir. Üstelik kontrolsüz sıvı kaybı tansiyon düşmesine, halsizliğe ve mineral dengesinin bozulmasına neden olabilir.
Özellikle böbrek veya kalp hastalığı bulunanlar, hamileler, emziren anneler ve düzenli ilaç kullananlar bitkisel ürünleri gelişigüzel tüketmemelidir. “Doğal” sözcüğü her ürünün herkes için güvenli olduğu anlamına gelmez.
Aşırı terlemek, saatlerce saunada kalmak veya su içmeyerek tartıyı düşürmeye çalışmak da bedeni susuz bırakır. Bunlar kalıcı kilo kaybı sağlamaz.
ÖDEMİ AZALTMAK İÇİN NELER YAPILABİLİR?
Öncelikle tuz tüketimine dikkat edin. Yemeğe eklenen tuz kadar paketli ürünlerde, hazır soslarda, işlenmiş etlerde, turşularda ve bazı peynirlerde bulunan tuzu da hesaba katın.
Yeterli su için. Ancak herkesin ihtiyacı aynı değildir. Kalp veya böbrek hastalığı nedeniyle sıvı kısıtlaması bulunan kişiler hekimin önerdiği miktara uymalıdır.
Gün içinde hareket edin. Uzun süre oturuyorsanız belirli aralıklarla kalkıp kısa yürüyüşler yapın. Uzun yolculuklarda bacakları hareket ettirmek ve fırsat buldukça yürümek faydalıdır.
Sebze ağırlıklı, dengeli ve işlenmiş gıdaların sınırlı olduğu bir beslenme düzeni vücudun sıvı dengesini destekler. Potasyum bakımından zengin besinler bazı sağlıklı kişiler için yararlı olabilir. Fakat böbrek hastalığı olanların potasyum tüketimini hekimine danışması gerekir.
Ayaklarda hafif şişme varsa dinlenirken bacakları yukarı kaldırmak rahatlama sağlayabilir. Düzenli uyku ve alkolün sınırlandırılması da önemlidir.
Bedenin ihtiyacı çoğu zaman sert kürler değil, dengeli ve sürdürülebilir alışkanlıklardır.
ÖDEM ATICI ÇAY TARİFİ
Bilinen ciddi bir sağlık sorunu bulunmayan sağlıklı yetişkinler için ödemin azaltılmasına yardımcı olabilecek bir çay tarifi de vermek istiyorum.
Bir büyük fincanlık su için şu malzemeleri kullanabilirsiniz:
- Bir tutam mısır püskülü
- Bir tutam kiraz sapı
- Saplarıyla birlikte iki veya üç dal maydanoz
- Yarım tatlı kaşığı yeşil çay
- İki veya üç adet tane karanfil
Maydanozu özellikle saplarıyla birlikte kullanmayı tercih ediyorum. Sap bölümü de idrar söktürücü etkisinden yararlanmak amacıyla çaya eklenebilir.
Bütün malzemeleri suya koyun. Karışım yaklaşık 30 saniye kadar fokurdadıktan sonra ocağın altını kapatın. Beş dakika demlenmesini bekleyin ve ardından süzün.
Çayı şekersiz için. Dilerseniz içine çok ince bir dilim limon ekleyebilirsiniz.
Bitkisel çayların miktarını artırmak daha güçlü veya daha sağlıklı bir sonuç alınacağı anlamına gelmez. Uzun süre boyunca kontrolsüz kullanılmasını doğru bulmuyorum.
Kalp, böbrek, karaciğer veya tansiyon hastalığı bulunanlar; hamileler, emziren anneler, düzenli ilaç kullananlar ve doktor tarafından sıvı kısıtlaması önerilen kişiler bu tür karışımları tüketmeden önce mutlaka hekimlerine danışmalıdır.
Yeşil çay kafein içerdiği için kafeine hassasiyeti, çarpıntısı veya uyku sorunu bulunanların da dikkatli olması gerekir.
MAGNEZYUM DESTEĞİ ÖDEME YARDIMCI OLABİLİR Mİ?
Kişinin ihtiyacına uygun doğru magnezyum desteği, bazı durumlarda ödem ve şişkinliğin azaltılmasına yardımcı olabilir. Özellikle magnezyum eksikliği bulunanlarda veya adet dönemiyle ilişkili sıvı tutulumunda hekim değerlendirmesiyle kullanılabilir.
Ancak her magnezyum ürünü aynı değildir. Kullanılacak magnezyumun formu ve dozu kişinin yaşına, sağlık durumuna, kullandığı ilaçlara ve ihtiyacına göre belirlenmelidir.
Magnezyum bir ödem ilacı değildir. Böbrek hastalığı bulunanlar başta olmak üzere kronik hastalığı veya düzenli ilaç kullanımı olan kişiler kendi kararlarıyla magnezyum desteğine başlamamalıdır.
GEÇMEYEN ÖDEMDE HANGİ KONTROLLER YAPILMALI?
Beslenme ve yaşam düzenindeki değişikliklere rağmen ödeminiz geçmiyorsa yalnızca çaylarla veya desteklerle çözüm aramayın. Öncelikle ödemin altında yatan neden bulunmalıdır.
Bir iç hastalıkları hekimine başvurarak tiroit testleri, tam kan sayımı, böbrek ve karaciğer fonksiyonları ile gerekli görülürse kalple ilgili incelemelerin yapılması önemlidir.
Hekim, muayene bulgularına göre idrar tahlili, elektrolit değerleri, protein düzeyi, dolaşım sistemi ve hormonal durumla ilgili başka tetkikler de isteyebilir.
Geçmeyen ödem vücudun verdiği bir işaret olabilir. Bu işareti yalnızca geçici olarak bastırmak yerine nedenini araştırmak gerekir.
HANGİ DURUMLARDA BEKLENMEMELİ?
Tek bacakta aniden başlayan şişlik, ağrı, kızarıklık veya sıcaklık artışı varsa gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.
Şişliğe nefes darlığı, göğüs ağrısı, baygınlık hissi veya çarpıntı eşlik ediyorsa acil değerlendirme gerekir.
Yüzde ve dilde ani şişme, idrar miktarında belirgin azalma, birkaç gün içinde hızla artan yaygın ödem veya geçmeyen şişlik de ihmal edilmemelidir.
Hamilelik döneminde aniden gelişen yüz ve el şişmesine şiddetli baş ağrısı, görme bozukluğu ya da tansiyon yüksekliği eşlik ediyorsa hemen tıbbi yardım alınmalıdır.
TARTIYA DEĞİL, DEĞİŞİMİN SEYRİNE BAKIN
Sağlıklı kilo yönetimi tek bir güne veya tek bir tartı sonucuna göre yapılmaz. Önemli olan değişimin ne kadar sürede oluştuğu, bel çevresinin nasıl ilerlediği ve vücudun hangi belirtileri verdiğidir.
Ödem geçici olabilir. Fakat sürekli tekrarlıyorsa nedenini bulmak gerekir. Tartıdaki yükselişi hemen yağlanma sanıp kendinizi cezalandırmayın. Aynı şekilde her kilo artışını da “Nasıl olsa ödem” diyerek geçiştirmeyin.
Bedeninizi gözlemleyin, değişimin seyrini takip edin ve gerektiğinde hekim desteği alın. Sağlıklı yaşam, tartıdaki tek bir sayıdan çok daha fazlasıdır.
Sağlıklı ve güzel bir hafta geçirmeniz dileğiyle…
Dr. Ender Saraç
Bu köşe yazısı genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Kişisel tanı veya tedavi önerisi değildir. Sürekli ya da ani gelişen ödem durumunda sağlık kuruluşuna başvurunuz.

YORUMLAR