Ezine Peynirini ve Mandıracılarını Koruma, Geliştirme ve Tanıtma Derneği, coğrafi işaret tesciline uygun olmayan ürünlerin Ezine Peyniri adıyla satılmasına karşı geniş çaplı bir hukuki süreç başlattı. Dernek Başkanı Ali Öztürk, piyasadaki taklit ürünlerin hem üretici emeğini hem de tüketici haklarını ihlal ettiğini vurguladı.
Küresel Ölçekte Marka Koruması
Türkiye sınırlarını aşan koruma çalışmaları kapsamında, Almanya başta olmak üzere çeşitli Avrupa ülkeleri ve Amerika Birleşik Devletleri’nde yasal girişimler yürütülüyor. Süreç, coğrafi işaretlerin korunması konusunda uzman olan Av. Doç. Dr. Salih Polater tarafından yönetiliyor. Dernek, yüzlerce piyasa incelemesi sonucunda tespit edilen usulsüz kullanımlara karşı kararlı bir tutum sergiliyor.
Gerçek Ezine Peyniri Nasıl Anlaşılır?
Coğrafi işaret tescili, Ezine Peyniri üretiminde belirli kriterleri zorunlu kılıyor. Mart ve ağustos ayları arasında, bölgeden elde edilen sütlerle üretilen peynir; %35-45 koyun, en az %40 keçi ve en fazla %25 inek sütü karışımıyla hazırlanıyor. Doğal şirden mayası kullanılan ürünün, lezzetini kazanması için en az sekiz ay olgunlaştırılması gerekiyor.
Tüketicilere yönelik uyarılarda bulunan dernek yönetimi, yalnızca olgunlaştırılmış beyaz peynirlerin Ezine Peyniri olarak nitelendirilemeyeceğini hatırlatıyor. Vatandaşların, alışverişlerinde ürün ambalajı üzerinde yer alan coğrafi işaret logosu ve menşe adı amblemine dikkat etmeleri büyük önem taşıyor.
