Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Göbeklitepe’de 12 Bin Yıllık Sır: Taş Sütunlar Geçmişi Anlatıyor

Şanlıurfa’daki Göbeklitepe, 12 bin yıllık taş yapıları, hayvan kabartmaları ve T biçimli dikilitaşlarıyla insanlık tarihine ışık tutuyor\.

Şanlıurfa’daki Göbeklitepe, 12 bin yıllık taş yapıları, hayvan kabartmaları ve

Şanlıurfa’da bulunan Göbeklitepe, yaklaşık 12 bin yıl öncesine uzanan geçmişiyle insanlık tarihinin en dikkat çekici arkeolojik alanları arasında yer alıyor. Dev taş sütunları, yabani hayvan figürleriyle süslenen kabartmaları ve anıtsal yapılarıyla öne çıkan alan, 2018 yılından bu yana UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde bulunuyor.

Şanlıurfa kent merkezinin yaklaşık 18 kilometre kuzeydoğusunda, Örencik Mahallesi yakınlarında yer alan Göbeklitepe’nin geçmişi MÖ 9600 ile 8200 yılları arasına uzanıyor. Çanak Çömleksiz Neolitik Dönem’e tarihlenen yapılar, dönemin avcı-toplayıcı topluluklarının sosyal hayatı, inançları ve birlikte çalışma düzeni hakkında önemli izler taşıyor.

Avcı-toplayıcılar dev taş yapılar inşa etti

Göbeklitepe’yi farklı kılan temel özelliklerden biri, büyük ölçekli yapıların tarıma dayalı yerleşik toplumların henüz yaygınlaşmadığı bir dönemde inşa edilmiş olması.

Bölgede yaşayan toplulukların kireçtaşından hazırladığı büyük sütunlarla dairesel, oval ve dikdörtgen planlı yapılar oluşturduğu biliniyor. Bu yapıların toplumsal buluşmalar ve ritüellerle ilişkili olduğu değerlendiriliyor.

Bazı taş sütunların yüksekliği 5,5 metreye ulaşıyor. Yakın çevrede bulunan kireçtaşlarının çıkarılması, işlenmesi, taşınması ve belirli bir düzene göre yerleştirilmesi, o dönemde gelişmiş bir iş bölümü ve organizasyon bulunduğunu gösteriyor.

T biçimli dikilitaşlarda hayvan figürleri

Göbeklitepe’nin en tanınan unsurları arasında T biçimli taş sütunlar yer alıyor.

Dikilitaşların üzerinde yılan, tilki, yaban domuzu ve farklı kuş türlerini gösteren kabartmalar bulunuyor. Bazı sütunlarda kemer ve peştamalı çağrıştıran ayrıntılar da görülüyor.

T biçimli sütunların bir bölümünün insan bedenini soyut biçimde temsil ettiği yönünde değerlendirmeler bulunuyor.

Taşlara işlenen figürlerin kesin anlamı bilinmese de bu semboller, dönemin insanlarının çevreyle ilişkileri, inanç dünyası ve düşünce biçimleri hakkında önemli ipuçları sunuyor.

Göbeklitepe 1963’te tespit edildi

Göbeklitepe ilk kez 1963 yılında İstanbul ve Chicago üniversitelerinin birlikte gerçekleştirdiği yüzey araştırmalarında tespit edildi.

Alan üzerindeki sistematik çalışmaların 1990’lı yıllarda başlamasıyla Göbeklitepe’nin arkeolojik önemi daha net şekilde ortaya çıktı.

1994 yılından itibaren sürdürülen araştırmalarda anıtsal taş yapılar, hayvan kabartmaları, taş kaplar ve farklı dönemlere ait mimari kalıntılar bulundu.

Kazılar ilerledikçe alanda yalnızca büyük anıtsal yapıların değil, günlük yaşamla bağlantılı olabilecek daha küçük yapıların da bulunduğu anlaşıldı.

Yerleşik yaşama geçişe dair önemli izler taşıyor

Göbeklitepe’de ortaya çıkarılan yapılar, avcılık ve toplayıcılıktan tarım ve yerleşik yaşama geçiş döneminin anlaşılması açısından önemli veriler sunuyor.

Büyük anıtsal yapıların yalnızca gelişmiş tarım toplumları tarafından yapılabileceği yönündeki eski kabullere karşılık, Göbeklitepe’deki buluntular erken dönem toplulukların da büyük mimari projeler gerçekleştirebildiğini ortaya koydu.

Alan üzerindeki araştırmalar ise devam ediyor. Yapıların yalnızca ibadet amacıyla kullanılıp kullanılmadığı, toplumsal işlevleri ve çevredeki yaşam düzeni henüz bütün yönleriyle açıklığa kavuşmuş değil.

Göbeklitepe 2018’de UNESCO listesine girdi

Göbeklitepe, 2018 yılında 1572 sıra numarasıyla UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne kültürel miras olarak kaydedildi.

Alan, UNESCO’nun 1, 2 ve 4 numaralı kültürel miras kriterleri kapsamında değerlendiriliyor.

Yaklaşık 126 hektarlık Dünya Mirası alanında bulunan anıtsal yapılar, taş sütunlar ve kabartmalar, Neolitik Dönem insanlarının mimarlık, sanat ve toplumsal örgütlenme konusundaki becerilerini günümüze taşıyor.

Yaklaşık 12 bin yıllık geçmişiyle Göbeklitepe, insanlığın erken dönemlerine ilişkin araştırmalarda önemini koruyan arkeolojik merkezlerden biri olmayı sürdürüyor.