Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Dr. Ender Saraç
Dr. Ender Saraç

“SEVGİLİ KAHVE” İLE HAYATA BİR YUDUM FELSEFE

Bize Yemen’den gelmişsin, önce saraylara girmişsin sonra tasavvuf dergahlarında uyanık kalıp sabaha kadar ibadet ve zikir yapmak için kullanılmışsın, ama o kadar lezzetli ve güzel kokuyormuşsun ki süratle kahvehaneler açtırmışsın. Sen gelene kadar sabah yemeği varmış, sen geldikten sonra kahve içmek için “kahvealtı atıştırmalıkları” başlamış. Yani kahvaltı kelimesi bile senden geliyor. İçerdiğin canlandırıcı kafein, beyni ve sinir sistemini uyarıyor. Kokun bile insanı canlandırıyor. Yemeği daha çabuk hazmettiriyorsun ve vücuttan ödemi- fazla sıvıyı atıyorsun.

Kahveye şimdi methiyeler düzdükten sonra biraz da vücuttaki tıbbi etkileri üzerine konuşalım; Eğer yüksek tansiyon, çarpıntı ve aritminiz varsa, aktif mide ülseriniz, ciddi uykusuzluk sorununuz varsa kahveyi çok dikkatli tüketmeniz gerekir. Çünkü kahve uyarıcıdır, su atıp ödem çözdürücüdür ve peristaltik hareketler dediğimiz; sindirim sisteminin kasılma hareketleri ile yiyecekleri ileri doğru ittirmesini hızlandırıcıdır. Bu nedenle yemekten sonra bir fincan kahve içmek o yemeğin daha hızlı sindirilmesini sağlar.

Neden ta Osmanlı döneminden beri bir kahvenin yanında onun 2,5 misli büyüklükteki bir bardakla su gelir bilir misiniz? Kahve idrar söktürücü olduğu için hacminin ortalama 2,5 katı kadar suyu böbrekler yoluyla dışarı atar. Bu nedenle adettendir ki kahvenin yanında onun 2,5 misli kadar su içeren bir bardak su gelir. Ama benim önerim mineral kaybını da önlemek için kahvenin yanında bir küçük şişe doğal maden suyu içilmesidir. Çünkü diürez ile kaybettiğimiz sıvıyı geri alırken aynı zamanda idrarla kaybettiğimiz mineralleri de geri almamıza yardımcı olur.

Gelelim kahve ve şeker meselesine.. Şekersiz yani sade bir kahvenin, şekeri düşürücü etkisi vardır. Özellikle belki de bu etkisinden dolayı kahvenin yanında bir lokum veya bir parça çikolata veya bir hurma servis edilir.

Kahvenin Türk kahvesi dışında, aromalandırılmış birçok çeşidi olduğunu da biliyoruz. Latteler, macciatolar, mırra, soğuk kahveler.. Burada dikkat etmeniz gereken, aşırı kavrulmuş kahvenin içerisindeki akrilamid maddesidir. Besinlerin kavrulması ve yanması ile ortaya çıkan akrilamid maddesinin sağlığa olmuşuz sonuçları olabilir. Bu nedenle aşırı yanık kahveleri içmek sağlık açısından pek uygun değildir. Bir dönem moda olan yeşil kahve de sağlıklı zayıflamaya yardımcıdır. Ara ara yine popüler olacağını düşünüyorum.

Mırra, kahvenin kakule eklenmiş halidir. Hazmettirici etkisi daha yüksektir. Sütlü kahvelerde laktoz intöleransına dikkat etmek gerekir. Eğer böyle bir intöleransınız varsa o zaman badem sütlü, soya veya yulaf sütlü gibi vegan alternatifler deneyebilirsiniz.

Peki ne kadar kahve içelim? Akşam kahve içilir mi? Aç karna kahve içilir mi? Peş peşe kahve
içilir mi? Kahve uyku kaçırır mı?

Bunlar hep sık dile getirilen sorulardır. Benim önerim, azı karar çoğu zarar. Günde 2 kahve, çok
aç karna olmadan, yeterlidir. Ama her bünyenin kahveye verdiği tepki farklıdır. Yapılan bir araştırmada akşamları düzenli kahve içen kişilerin çoğunda kahvenin uyku kaçırmadığını ama bazı kişilerde ise bir kahvemin bile sabaha kadar uyutmadığını gözlemleyebiliyoruz. Kahve uyku kaçırır mı sorusunun net bir cevabı yok, bünyeye göre değişebiliyor. Hatta bazı görüşlere göre akşamları düzenli kahve içenlerin, kahve içmedikleri taktirde uyku ritminin bozulabiliyor. Ben kendi adıma akşam üstü saat beşten sonra özel bir durum yoksa kahve içmemeyi tercih ediyorum.

Yeni moda kahveleri içerken içerisine eklenen mısır şurubu, doğal olmayan aromatik katkılar ve diğer etken maddelere dikkat edin. Yoksa kahve, kahve olmaktan çıkıyor. Belki de kahvenin yanında onu süsleyen en güzel şey ne bir lokum ne bir hurma ne de bir çikolata; ama güzel bir dost sohbeti, atılan kahkahalar veya paylaşılan dertlerdir. Bir kahvenin kırk yıl hatırı var mıdır bilemem ama dostlukların perçinlenmesinde, hadi gel bir kahve içelim; gel bir kahve içerken konuşuruz gibi sözlerin etkisi büyük.

Bir zamanlar kordan küllenmeye geçen mangallarda yapılan kahveler, bakır cezveler, evde tavada döne döne kavrulan kahve çekirdekleri, onun yayılan kokusu, çocukken elimize verilen pirinç kahve değirmenlerin yerini artık bir tuşla istediğin şekilde kahve yapan makineler aldı. Tahminen beş on sene içerisinde de kahveyi; çekirdekten kavuran, öğüten, istediğin şekilde aromalandırıp pişiren yapay zeka robotlarıyla paylaşıyor olacağız. O yüzden şimdi hayatınızda beraber keyifle kahve içeceğiniz biri varsa kıymetini bilin. Tatlı bir sohbet ile kahvenizi yudumlayın.

Hayatınızda kahve içeceğiniz sevdiğiniz dostlarınız olsun.
Sevgi ve saygılarımla

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

KÖŞE YAZARLARI
TÜMÜ

SON HABERLER