Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Siliskar Jel Nedir? Ne İçin Kullanılır? Siliskar Yan Etkileri ve Kullanımı

Geçirilen ameliyatlar, görünmez ev kazaları veya derin yanıklar iyileşirken ciltte kırmızı, kabarık ve sert izler (skarlar) bırakabilir. Tıp dünyasında bu estetik olarak rahatsız edici yara izlerini düzleştirmek, rengini soldurmak ve kaşıntıyı kesmek için altın standart kabul edilen yöntemlerin başında medikal silikon jeller gelir. Peki, cilt üzerinde nefes alan görünmez bir kalkan kurarak dokuyu hücresel düzeyde onaran Siliskar jel tam olarak nedir, inatçı et beni görünümündeki (keloid) izlerde işe yarar mı ve tedaviden maksimum verim almak için nasıl sürülmelidir? İşte yara izi tedavisinin bilimsel detayları!

Geçirilen ameliyatlar, görünmez ev kazaları veya derin yanıklar iyileşirken ciltte

Ciltteki İzleri Görünmez Kılan Silikon Kalkan: Siliskar Jel Nedir, Ne İşe Yarar?

İnsan derisi ciddi bir bütünlük kaybı yaşadığında (ameliyat kesisinde veya derin yanıklarda), vücut o bölgeyi bir an önce kapatmak için “kolajen” adı verilen proteinleri hızla ve düzensiz bir şekilde üretir. Bu panik halindeki onarım süreci, yara kapandıktan aylar sonra bile o bölgenin kabarık, sert, kırmızımsı ve çevre dokudan farklı görünmesine neden olur. Dermatoloji uzmanları, aşırı kolajen üretimini durdurmak ve yara izini (skar dokusunu) normal deri seviyesine indirgemek için silikon bazlı medikal tedavilere başvururlar. Bu noktada eczane raflarında en çok öne çıkan ürünlerden biri Siliskar Jel’dir.

Okuyucularına daima kanıta dayalı, doğru ve güvenilir sağlık rehberliği sunmayı hedefleyen bu dosyamızda; ameliyat ve travma izlerinin tedavisinde kullanılan Siliskar Jelin ciltte nasıl çalıştığını, soğan ekstresi içeren diğer skar jellerinden (Noskar vb.) hangi yönleriyle ayrıldığını ve doğru kullanım tekniklerini tüm şeffaflığıyla inceliyoruz.

Siliskar Jel Nedir? Medikal “Silikon” Yara İzini Nasıl İyileştirir?

Siliskar; şeffaf, kokusuz, çabuk kuruyan ve ana bileşeni medikal sınıf silikon (dimetikon / siklopentasiloksan) olan topikal bir yara izi tedavi jelidir.

Siliskar jelin çalışma prensibi, kimyasal bir maddeden ziyade tamamen “fiziksel ve biyolojik” bir bariyer yaratmaya dayanır. Jel yara izine sürüldüğünde birkaç dakika içinde kurur ve derinin üzerinde su geçirmeyen ancak nefes alabilen (oksijen geçiren) ultra ince bir silikon film tabakası oluşturur.

Bu silikon tabaka, hasarlı bölgenin tıpkı sağlıklı derinin en üst tabakası (stratum corneum) gibi davranmasını sağlar. Yara bölgesinden su kaybını (buharlaşmayı) engeller ve dokuyu neme doyurur. Neme doyan dokudaki hücreler, “yara kapanıp güvende” sinyalini alarak o bölgedeki aşırı kolajen üretimini durdurur. Sonuç olarak; kalınlaşmış ve kabarık yara izi zamanla yumuşar, düzleşir ve kırmızı/mor rengi solup cilt tonuna yaklaşır.

Siliskar Jel Ne İçin Kullanılır? Hangi İzlerde Etkilidir?

Siliskar, aktif bir yara iyileştirici değildir; yara kapandıktan sonra oluşan “kötü izleri” (skarları) tedavi etmek ve önlemek için formüle edilmiştir. En etkili olduğu durumlar şunlardır:

• Ameliyat İzleri (Cerrahi Skarlar): Sezaryen, tiroid, kalp ameliyatları veya estetik operasyonlar (burun, göğüs, karın germe) sonrasında kalan belirgin dikiş izlerinin pürüzsüzleştirilmesinde.

• Keloid ve Hipertrofik Skarlar: Deriden bariz şekilde kabarık, sertleşmiş, sınırlarını aşarak büyüyen ve kaşıntı/gerginlik yapan inatçı yara izlerinin tedavisinde ve bu izlerin oluşumunu engellemede.

• Yanık İzleri: İyileşmiş derin yanıkların (sıcak su, alev vb.) bıraktığı büzüşmüş ve sertleşmiş dokuyu yumuşatmada.

• Travma ve Kaza İzleri: Düşme, cam kesiği veya şiddetli çarpmalar sonucu vücutta kalan travmatik izlerin görünümünü hafifletmede.

Siliskar Jel Nasıl Kullanılır? (İnce Tabaka Kuralı)

Silikon bazlı jellerin kullanımı, diğer yara kremlerinden farklı bir teknik gerektirir. Siliskar’dan sonuç almak için şu adımlara dikkat edilmelidir:

• Sadece Kapalı ve İyileşmiş Deriye: Siliskar, yaranın kabuğu tamamen düştükten ve dikişler alındıktan sonra kullanılmaya başlanmalıdır.

• Temiz ve Kuru Yüzey: Uygulama yapılacak yara izi yıkanmalı ve tamamen kurulanmalıdır.

• Çok İnce Bir Tabaka (Masaj Yapmadan): Jeli bir merhem gibi bolca sürüp masaj yaparak yedirmeye çalışmamalısınız. Sadece yara izinin üzerini kaplayacak kadar çok ince bir miktar sürülüp kendi kendine kuruması (yaklaşık 4-5 dakika) beklenmelidir.

• Günde İki Kez: Etkili bir tedavi için jelin yara üzerinde günde 24 saat temas etmesi gerekir. Bu nedenle sabah ve akşam olmak üzere günde 2 kez yenilenmelidir.

• Makyaj ve Güneş Kremi: Jel tamamen kuruduktan sonra üzerine rahatlıkla güneş kremi, kozmetik kapatıcı veya makyaj malzemesi sürülebilir.

Siliskar Jelin Yan Etkileri Nelerdir?

Siliskar’ın en büyük avantajı kana karışmamasıdır. Sistemik hiçbir yan etkisi yoktur, sadece sürüldüğü yerde (lokal) etki gösterir. Bu nedenle çocuklarda ve hamilelerde kullanımı (doktor onayıyla) oldukça güvenlidir.

Nadir durumlarda; silikon bileşenlerine karşı ciltte aşırı hassasiyeti olan kişilerde, sürülen bölgede hafif bir kızarıklık, kaşıntı veya tahriş gözlemlenebilir. Bu durumda bölge yıkanmalı ve kullanım kesilmelidir.

Kimler Siliskar Kullanırken Çok Dikkatli Olmalı?

• Açık Yarası Olanlar: Jel kesinlikle kanayan, sulanan, enfekte olmuş açık yaralara veya henüz iyileşmemiş üçüncü derece taze yanıklara sürülmemelidir.

• Aktif Sivilceleri Olanlar: Siliskar bir akne ilacı değildir. Silikon yapısı gözenekleri kapatacağı için aktif, iltihaplı sivilcelerin veya siyah noktaların üzerine sürülmesi sivilce problemini artırabilir. Sadece çukurlaşmış veya leke bırakmış çok eski sivilce izlerinde dermatolog tavsiyesiyle kullanılabilir.

• Göz ve Mukoza Teması: Göz içine veya ağız, burun gibi mukoza içlerine temas ettirilmesinden kaçınılmalıdır.

Skar (yara izi) tedavisi uzun ve sabırlı bir maratondur. Siliskar jelin taze yara izlerinde 2-3 ay, daha eski ve inatçı yara izlerinde ise 6 ay ile 1 yıl arasında kesintisiz ve düzenli kullanılması gerektiği unutulmamalıdır.