Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Dr. Ender Saraç
Dr. Ender Saraç

BEYNİMİZİ NASIL ZİNDE TUTARIZ? HAFIZA VE ODAKLANMADA BESLENMENİN YERİ

Sevgili Gazete Pazar okurları,

Son yıllarda özellikle gençlerden bile çok sık duyduğum bir cümle var:

“Hocam, çok unutkan oldum.”

Bir odaya giriyoruz, neden geldiğimizi unutuyoruz. Telefon elimizdeyken telefonu arıyoruz. Bir işe başlıyoruz, birkaç dakika sonra başka bir şeye geçiyoruz. Sürekli mesajlar, sosyal medya, telefonlar, bilgisayarlar ve günlük hayatın koşuşturması arasında beynimiz adeta hiç durmadan çalışıyor.

Ben beyin sağlığını sadece ileri yaşların konusu olarak görmüyorum.

Beynimizi genç yaşlardan itibaren nasıl beslediğimiz, ne kadar hareket ettiğimiz, nasıl uyuduğumuz ve zihnimizi nasıl kullandığımız çok önemli.

Nasıl kalbimize, kaslarımıza ve kilomuza dikkat ediyorsak beynimize de aynı özeni göstermeliyiz.

Üstelik bunun için her zaman çok karmaşık şeylere ihtiyacımız yok.

BEYNİMİZİN DE İYİ BESLENMEYE İHTİYACI VAR

Ben sağlıklı yaşamı hiçbir zaman sadece kilo vermek olarak değerlendirmiyorum.

Yediğimiz besinler bütün bedenimizi etkiliyor.

Beynimiz de bunun dışında değil.

Özellikle kaliteli yağlara beslenmemizde yer vermeyi önemsiyorum. Omega-3 açısından zengin besinler bu noktada değerli.

Yağlı balıklar benim sık önerdiğim seçeneklerin başında geliyor.

Sardalya, hamsi, somon, alabalık gibi balıklar soframızda mümkün olduğunca yer alabilir.

Her zaman pahalı veya ulaşılması zor yiyeceklerin peşinden koşmaya gerek yok.

Bizim hamsimiz, sardalyamız son derece değerli besinler.

Ceviz de sevdiğim seçeneklerden biridir.

Keten tohumu gibi yağlı tohumlardan ve uygun miktarda kaliteli zeytinyağından da beslenme düzenimiz içerisinde yararlanabiliriz.

Ama yine aynı şeyi hatırlatacağım:

Tek bir yiyeceği yiyerek hafızamızı bir anda kuvvetlendiremeyiz.

Sağlık bir bütündür.

CEVİZ YEDİM, ARTIK UNUTKAN OLMAM DEMEYİN

Beslenmede zaman zaman mucize arıyoruz.

“Hocam, hafıza için ne yiyelim?”

Bu soruyu bana çok soruyorlar.

Ben elbette bazı besinleri önemsiyorum. Ancak hiçbir besini tek başına mucize gibi değerlendirmiyorum.

Her sabah iki ceviz yiyip günün geri kalanında sürekli şekerli, aşırı işlenmiş ve kalitesiz yiyeceklerle besleniyorsanız yalnızca cevizin bütün tabloyu değiştirmesini bekleyemezsiniz.

Önemli olan günlük beslenmenin genel kalitesidir.

Balığınızı yiyin.

Yeşilliğinizi tüketin.

Cevizinizi, kaliteli yağlarınızı sofranıza ekleyin.

Ama paketlenmiş, aşırı şekerli ve çok işlenmiş ürünleri de mümkün olduğunca azaltın.

Benim sağlıklı yaşam anlayışımın temelinde hep bu denge vardır.

TÜRK KAHVESİNİ DE SEVERİM AMA ÖLÇÜLÜ OLMAK ŞART

Hafıza ve zihinsel canlılık söz konusu olduğunda kahveden de sıkça bahsediyorum.

Ben özellikle Türk kahvesini seviyorum.

Doğru zamanda ve ölçülü tüketildiğinde kahve günlük yaşamımızın keyifli bir parçası olabilir.

Ancak burada yine miktar önemli.

“Beyne iyi geliyor” diye gün boyunca beş-altı fincan kahve içmek doğru değil.

Özellikle akşam geç saatlerde fazla kafein tüketmek uyku düzeninizi bozuyorsa bu kez başka bir sorun yaratmış olursunuz.

Bir taraftan zihninizi zinde tutmak isterken diğer taraftan kaliteli uykunuzu bozmayın.

Çünkü uyku ile beyin sağlığını birbirinden ayıramayız.

Ben kahveyi de diğer birçok besinde olduğu gibi keyifle fakat ölçülü tüketmekten yanayım.

KAKULE VE BİBERİYE DE BENİM SEVDİĞİM SEÇENEKLERDEN

Doğal yaşamda baharatlardan ve aromatik bitkilerden yıllardır yararlanıyorum.

Kakule bunlardan biri.

Kahvenize çok küçük miktarda kakule eklemek hoş bir aroma sağlayabilir.

Biberiye de sevdiğim aromatik bitkilerden biridir.

Ancak bitki çaylarını konuşurken söylediğim bir şeyi burada da tekrar etmek istiyorum:

Doğal olan her şey sınırsız kullanılabilir anlamına gelmez.

Bitkisel ürünlerde kalite, miktar ve kişinin sağlık durumu önemlidir.

Özellikle düzenli ilaç kullananlar, kronik rahatsızlığı bulunanlar veya özel sağlık durumu olanlar bitkisel ürünleri gelişigüzel kullanmamalıdır.

Ben geleneksel bilgiyi önemserim ama modern tıbbın yerine koymam.

İkisini birbirine düşman gibi görmek de doğru değildir.

BEYNİNİZİ SADECE BESLEMEYİN, ÇALIŞTIRIN

Bence işin en önemli taraflarından biri burada başlıyor.

Beyne iyi gelen yiyecekleri konuşuyoruz ama beynimizi çalıştırmayı unutuyoruz.

Beynimiz de kullanılmak ister.

Yeni şeyler öğrenin.

Kitap okuyun.

Yeni bir dil öğrenmeye çalışın.

Daha önce hiç ilgilenmediğiniz bir konuyu araştırın.

Bulmaca çözün.

Müzikle ilgilenin.

Ezber yapın.

Bazen alışkanlıklarımızın dışına çıkın.

Her şeyi telefona kaydetmeye başladık.

Telefon numaralarını telefon hatırlıyor.

Doğum günlerini telefon hatırlıyor.

Toplantılarımızı telefon hatırlatıyor.

Gideceğimiz yere navigasyon götürüyor.

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırıyor ama beynimize de biraz iş bırakmamız gerekiyor.

Zihninizi kullanmaktan korkmayın.

TELEFONDAN TELEFONA ATLARKEN ODAKLANMAYI KAYBETMEYİN

Bugünün en önemli sorunlarından birinin sürekli uyarılmak olduğunu düşünüyorum.

Bir mesaj geliyor.

Ardından başka bir bildirim.

Sonra sosyal medyaya bakıyoruz.

Bir video izliyoruz.

Daha o bitmeden diğerine geçiyoruz.

Beynimiz sürekli bir konudan başka bir konuya atlıyor.

Sonra da “Neden odaklanamıyorum?” diye soruyoruz.

Bazen zihnimizin de sessizliğe ihtiyacı var.

Telefonu bir süre kenara bırakın.

Bir kitabın birkaç sayfasını bölünmeden okuyun.

Bir işi yaparken yalnızca o işle ilgilenmeye çalışın.

Yürürken sürekli ekrana bakmak yerine çevrenize bakın.

Bazen beynimizi zinde tutmanın yollarından biri ona daha fazla uyaran vermek değil, gereksiz uyaranları biraz azaltmaktır.

HAREKET ETMEDEN ZİNDE BİR BEDEN BEKLEMEYİN

Ben yürüyüşü yıllardır çok önemsiyorum.

Beyin sağlığını konuşurken de hareketi unutamayız.

Saatlerce aynı koltukta oturup sadece bazı yiyeceklerden veya takviyelerden mucize beklemeyin.

Mümkün olduğunca hareket edin.

Yürüyün.

Merdiven çıkın.

Yaşınıza ve sağlık durumunuza uygun egzersizler yapın.

Herkesin profesyonel sporcu olması gerekmiyor.

Önemli olan hareketsiz bir hayatı normal kabul etmemek.

Bedenimizi hareket ettirdiğimizde yalnızca kaslarımız için değil, genel sağlığımız için de önemli bir şey yapmış oluyoruz.

Ben sağlıklı yaş almanın en önemli parçalarından birinin hareket olduğunu düşünüyorum.

UYKUNUZU BOZUP HAFIZANIZDAN YÜKSEK PERFORMANS BEKLEMEYİN

Daha önce Gazete Pazar’daki yazımızda kaliteli uykuyu uzun uzun konuştuk.

Burada tekrar hatırlatmak istiyorum.

Gece çok geç saate kadar telefonla uğraşıp birkaç saat uyuduktan sonra ertesi gün beynimizin mükemmel odaklanmasını beklemek gerçekçi değil.

Bedenimizin dinlenmeye ihtiyacı olduğu gibi beynimizin de dinlenmeye ihtiyacı var.

Ben geceyi mümkün olduğunca sakinleştirmenin ve uyku düzenini korumanın önemli olduğunu düşünüyorum.

Sabah sürekli yorgun kalkıyorsanız, gün boyunca dikkatinizi toplamakta zorlanıyorsanız önce yaşam düzeninize bakın.

Her şeyi hemen bir takviyeyle çözmeye çalışmayın.

Bazen çözüm, daha düzenli bir hayatın içindedir.

SİTİKOLİN KONUSUNDA UMUT VERİCİ ÇALIŞMALAR VAR

Unutkanlık ve bilişsel fonksiyonlar konusunda tıbbın araştırdığı farklı destekleyici uygulamalar da var.

Bunlardan biri sitikolin.

Özellikle hekim kontrolünde damardan uygulanan sitikolin tedavileriyle ilgili bilişsel fonksiyonlar ve unutkanlık üzerine araştırmalar yapılıyor. Bu alandaki bazı sonuçları umut verici buluyorum.

Alzheimer hastalığına karşı korunma açısından da sitikolin üzerinde çalışmalar devam ediyor. Ancak burada çok önemli bir noktayı özellikle vurgulamak isterim:

Sitikolinin Alzheimer hastalığını kesin olarak önlediğini bugün için söyleyemeyiz.

Bu alan hâlâ bilimsel olarak araştırılıyor.

Dolayısıyla sitikolin uygulaması da kişinin kendi kendine karar vererek yaptıracağı bir işlem değildir. Özellikle damar yoluyla gerçekleştirilecek uygulamalar mutlaka hekim değerlendirmesi ve tıbbi gözetim altında yapılmalıdır.

Ben bu tür yeni ve destekleyici yaklaşımları takip etmeyi önemli buluyorum ama hiçbir yöntemi mucize veya kesin çözüm olarak değerlendirmiyorum.

Bilim geliştikçe, daha güçlü çalışmalar geldikçe elimizdeki bilgiler de gelişecektir.

UNUTKANLIĞIN HER ZAMAN MASUM OLDUĞUNU DÜŞÜNMEYİN

Burada hekim olarak önemli bir ayrım yapmak istiyorum.

Hepimiz zaman zaman bir şeyleri unutabiliriz.

Yoğunluk, uykusuzluk ve stres dönemlerinde dikkatimiz dağılabilir.

Ama unutkanlık giderek artıyorsa, günlük yaşamınızı etkilemeye başladıysa veya daha önce kolaylıkla yaptığınız işleri yapmakta zorlanıyorsanız bunu sadece “Yaşlanıyorum” diyerek geçiştirmeyin.

Bir hekime başvurun.

Gerekli değerlendirmeler yapılsın.

Çünkü unutkanlığın altında farklı nedenler bulunabilir.

Doğal yöntemlerden veya destekleyici uygulamalardan yararlanmak, gerektiğinde tıbbi değerlendirme yaptırmanın alternatifi değildir.

BEYNİNİZİ GENÇ TUTMAK İÇİN HAYATA MERAKINIZI KAYBETMEYİN

Ben sağlıklı yaş almayı çok önemsiyorum.

Ama sağlıklı yaş almak yalnızca kırışıklıkların az olması veya tartıda iyi bir rakam görmek değildir.

Zihnimizin canlı kalması da çok değerli.

Merak edin.

Öğrenin.

Okuyun.

İnsanlarla konuşun.

Hareket edin.

Güzel müzik dinleyin.

Doğada zaman geçirin.

Kaliteli beslenin.

İyi uyuyun.

Bazen yeni bir şey öğrenmenin verdiği heyecan bile insana çok iyi gelir.

Yaşımız ilerleyebilir ama hayata karşı merakımızın yaşlanmasına izin vermeyelim.

Beynimizi iyi besleyelim ama onu kullanmayı da unutmayalım.

Çünkü sağlıklı yaşam sadece bedenimizin değil, zihnimizin de canlı kalabilmesidir.

Bu konuda daha fazla bilgi almak isteyenler YouTube kanalımdaki unutkanlık videomu da seyredebilirler.

Beni Instagram ve YouTube’dan takip etmeyi unutmayın.

Instagram: @haydrendersarac

YouTube: @drendersarac

Sağlıkla ve sevgiyle kalın.

Dr. Ender Saraç

Gazete Pazar’ı Google’da Tercih Edin
G Tercih Edilen Kaynaklar'a ekle

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER