Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Okan Bayındır
Okan Bayındır

GÖKYÜZÜ SORULARIMIZA NASIL CEVAP VERİR?

Bir konuda karar veremediğimizde bazen aynı soruyu günlerce zihnimizde taşırız. “İş görüşmesinden olumlu haber gelecek mi?”, “Kaybettiğim yüzüğü bulabilecek miyim?”, “Onunla yeniden konuşacak mıyız?” Sonra bir an gelir, soruyu bir astroloğa yöneltiriz. Soru astrolojisi, yani horary, işte o anı esas alır. Kişinin doğum bilgilerine ihtiyaç duymadan, yalnızca sorunun gündeme geldiği ana ait bir haritayla çalışır.

Burada insanın aklına hemen şu geliyor: Gökyüzü bizim ne sorduğumuzu nereden biliyor?

Aslında geleneksel soru astrolojisi, gezegenlerin soruyu duyduğunu ya da bize özel bir mesaj göndermek için yer değiştirdiğini ileri sürmez. Temelinde, eski çağlardan beri astrolojide kullanılan bir düşünce vardır: Bir anda meydana gelen olay ile o anın gökyüzü arasında sembolik bir karşılık bulunabilir. Bir çocuğun doğduğu dakikayı nasıl doğum haritasının başlangıcı kabul ediyorsak, sorunun anlaşıldığı dakika da o sorunun doğum anı sayılır. Horary’ye göre soru, cevabın aranabileceği bir zamanın içinde ortaya çıkar.

Bu düşünceyi günümüzde bazı astrologlar eşzamanlılık kavramıyla açıklar. Yani iki olayın birbirini fiziksel olarak etkilemesi değil, aynı anda anlamlı bir örüntü oluşturması söz konusudur. Elbette gökyüzünün sorulara cevap verdiğini kanıtlayan bilimsel bir mekanizma yoktur. Horary, kendi kuralları olan geleneksel bir sembol okuma yöntemidir.

Üstelik haritanın zamanı her zaman kişinin soruyu ilk düşündüğü saat değildir. Geleneksel yaklaşımda esas alınan, astrologun soruyu tam olarak anlayıp değerlendirmeye başladığı andır. Sabah gönderilen bir mesaj akşam okunursa çoğu uygulayıcı akşamın haritasını çıkarır. Çünkü bir sorunun akıldan geçmesiyle, yanıt aranan somut bir meseleye dönüşmesi aynı şey değildir.

Peki bir harita onlarca farklı konu arasından neden özellikle bizim sorumuzu anlatsın? Çünkü soru astrolojisinde haritanın tamamı rastgele yorumlanmaz. Önce soruya uygun kişiler ve konular belirlenir. Soruyu soran kişi birinci evle, iş ve meslek onuncu evle, ilişkide karşı taraf yedinci evle temsil edilir. Bu evlerin yönetici gezegenleri arasındaki ilişki incelenir. Ay da olayın akışını gösteren önemli bir işaret sayılır.

Burada sık sorulan başka bir soru var: Aynı dakikada dünyanın farklı yerlerinde binlerce insan soru soruyorsa, tek bir gökyüzü hepsine nasıl cevap verebilir? Horary’ye göre harita kendi başına konuşan bir metin değildir. Sorunun konusu, astrologun bulunduğu yere göre hesaplanan evler ve seçilen göstergeler yorumun sınırlarını belirler. Aynı gezegen bir soruda eski sevgiliyi, başka bir soruda işverenin kararını temsil edebilir. Dolayısıyla anlamı oluşturan yalnızca gökyüzü değil, soruyla haritanın birlikte okunmasıdır.

Örneğin “Bu işe alınacak mıyım?” sorusunda sizi temsil eden gezegen ile kariyeri temsil eden gezegenin birbirine yaklaşması, geleneksel yorumda iki tarafın bir araya gelme ihtimalini anlatabilir. Ama açı gerçekleşmeden önce başka bir gezegen araya giriyorsa, üçüncü bir aday, değişen şartlar ya da bir gecikme gündeme gelebilir. Harita yalnızca “evet” veya “hayır” demeye değil, işin nasıl ilerleyebileceğini anlamaya çalışır.

Bir de gezegenlerin birbirlerini nasıl karşıladıkları vardır. “Ağırlama” denilen bu teknik, iki tarafın birbirine yaklaşımını değerlendirmek için kullanılır. Bir gezegenin diğerinin yönettiği burçta bulunması, geleneksel yorumda o gezegene yönelen ilgiyi veya bağlılığı gösterebilir. Fakat birini istemek ile onunla buluşabilmek farklı şeylerdir. Haritada karşılıklı ilgi görünüp de bağlantı kurulamaması mümkündür. İlişki sorularında bu ayrım özellikle önemlidir: Duygu başka, gerçekleşme başka bir meseledir.

Daha da ilginci, bazen birbirine ulaşamayan iki gezegen arasında üçüncü bir gezegen bağlantı kurar. Buna “ışığın aktarılması” denir. Günlük hayatta bir arkadaşın aracılığı, beklenen telefon veya bir yöneticinin devreye girmesi gibi yorumlanabilir. “Işığın toplanması” ise iki tarafı daha güçlü bir üçüncü kişinin buluşturmasıyla ilişkilendirilir.

Soru astrolojisinin şaşırtıcı uygulamalarından biri de kayıp eşyalardır. Bir anahtarın, yüzüğün, hatta kaybolan bir evcil hayvanın nerede olabileceği haritadaki evler, burçlar ve yöneticiler üzerinden araştırılır. Bazı geleneksel yorumlarda eşyanın evin yüksek bir yerinde mi, kapalı bir dolapta mı, yoksa dışarıda mı aranacağına ilişkin sembolik ipuçları bile kullanılır.

Yine de her soru aynı açıklıkta değerlendirilmez. Yükselenin ilk dereceleri meselenin henüz olgunlaşmadığını, son dereceleri ise bazı gelişmelerin çoktan yaşanmış olabileceğini düşündürebilir. Aynı soruyu beğenilen cevabı bulana kadar tekrarlamak da yöntemin mantığına aykırıdır.

Belki horary’nin en ayırt edici tarafı buradadır. “Gökyüzü bana ne söyleyecek?” diye bakarken önce kendimize tam olarak neyi sorduğumuzu açıklamak zorunda kalırız. Cevabı kesinleşmese bile soru netleşir. Bazen insanın en çok ihtiyacı olan şey de budur.

Gazete Pazar’ı Google’da Tercih Edin
G Tercih Edilen Kaynaklar'a ekle

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER