Gün içinde bedenimizi beslemeye, hareket etmeye ve sağlıklı kalmaya çalışıyoruz. Fakat sağlıklı yaşamın en önemli parçalarından birini bazen ikinci plana atıyoruz: uyku.
Ben uykuyu yalnızca günün sonunda yapılan bir dinlenme olarak görmüyorum. Bedenin ve zihnin kendini toparladığı, yeni güne hazırlandığı çok kıymetli bir zaman dilimi olarak değerlendiriyorum.
İyi uyumadığınız bir gecenin ertesi günü bunu hemen hissedersiniz. Kendinizi yorgun, isteksiz ve zihinsel olarak dağınık hissedebilirsiniz. Bu nedenle kaliteli uyku, sağlıklı yaşam düzeninin mutlaka önemsenmesi gereken parçalarından biridir.
UYKUYA BEDENİ DE HAZIRLAMAK GEREKİYOR
Kaliteli bir uyku için yalnızca yatağa girmek yeterli değil. Günün son saatlerinde bedenimize biraz daha sakinleşme fırsatı vermek gerekiyor.
Gece geç saatlerde çok ağır yemeklerden kaçınmayı önemsiyorum. Yatmadan hemen önce çok yoğun bir şekilde yemek yemek, bedenin dinlenmek yerine sindirimle uğraşmasına neden olabilir.
Akşam saatlerinde daha sade bir beslenme düzeni tercih etmek, günü daha sakin tamamlamak ve uyku öncesinde kendimize küçük bir geçiş süresi bırakmak faydalı olabilir.
Bazen bütün gün koşturuyoruz ve yatağa girdiğimiz anda zihnimizin de hemen kapanmasını bekliyoruz. Oysa zihin de beden gibi yavaşlamaya ihtiyaç duyuyor.
GECE RUTİNİ UYKU KALİTESİNİ DESTEKLEYEBİLİR
Her insanın kendine uygun bir gece rutini olabilir. Bazıları kısa bir yürüyüşle, bazıları ılık bir duşla, bazıları ise sakin bir ortamda birkaç dakika dinlenerek geceye hazırlanabilir.
Ben özellikle uyku öncesi ortamın mümkün olduğunca sakin olmasını önemsiyorum. Fazla uyarıcı bir ortamdan çıkıp doğrudan uyumaya çalışmak yerine bedenin doğal ritmine geçmesine izin vermek gerekir.
Uyku öncesinde yastığınızın kenarına birkaç damla doğal lavanta yağı da damlatabilirsiniz. Ancak lavanta yağının doğrudan cilde temas etmemesine dikkat edin. Lavantanın hoş kokusu, gece rutininizi daha sakin ve huzurlu bir hale getirmeye yardımcı olabilir.
Bitki çayları da bu dönemde tercih edilebilir. Ben sağlıklı ve güzel bir uyku için basit bir gece çayını öneriyorum.
Bir tutam melisa ve bir tutam papatyayı demleyebilirsiniz. Havalar soğuduğunda karışıma biraz ıhlamur da ekleyebilirsiniz. Bu çayı şekersiz olarak, akşam saatlerinde 1-2 fincan tüketebilirsiniz. Bu sade karışım da uykuya geçişe yardımcı olabilecek güzel bir gece çayıdır.
Burada önemli olan, her şeyde olduğu gibi ölçüyü korumaktır. Hiçbir bitkisel ürünü tek başına mucize gibi görmek doğru değildir. Sağlıklı yaşam tek bir besine, bitkiye veya içeceğe bağlı değildir.
SAAT SAYMAKTAN ÇOK UYKU KALİTESİNE BAKIN
Uyku konuşulduğunda genellikle ilk soru “Kaç saat uyumalıyız?” oluyor. Elbette uyku süresi önemlidir. Fakat yalnızca saate bakmak yeterli değildir.
Sabah nasıl uyandığınız da çok şey anlatır.
Gece boyunca sık sık uyanıyorsanız, sabah kalktığınızda hâlâ kendinizi yorgun hissediyorsanız veya güne başlamakta zorlanıyorsanız uyku düzeninizi yeniden gözden geçirmenizde fayda vardır.
Düzenli saatlerde yatıp kalkmak, akşam yemeğini çok geç saate bırakmamak ve geceyi daha sakin geçirmek basit ama önemli alışkanlıklardır.
BEDENİN DOĞAL RİTMİNE SAYGI DUYUN
Bedenimizin bir ritmi vardır. Gün ışığıyla uyanmaya, akşam olduğunda ise yavaşlamaya programlı bir yapımız var.
Modern yaşam bu ritmi zaman zaman bozabiliyor. Geç saatlere kadar devam eden yoğunluk, sürekli ekranlarla meşgul olmak ve düzensiz yaşam alışkanlıkları uyku saatlerimizi ileriye taşıyabiliyor.
Ben sağlıklı yaşamda her zaman dengeyi önemsiyorum.
İyi beslenmek, hareket etmek, ruhumuzu dinlendirmek ve kaliteli uyumak birbirinden ayrı konular değildir. Hepsi aynı bütünün parçalarıdır.
Bazen sağlıklı yaşamak için çok karmaşık şeyler yapmamız gerektiğini düşünüyoruz. Oysa beden çoğu zaman bizden çok temel şeyler ister: doğru beslenme, yeterli hareket, huzurlu bir zihin ve kaliteli bir uyku.
Geceyi gerçekten dinlenerek geçirdiğinizde, sabah yalnızca gözlerinizi değil bedeninizi ve zihninizi de yeni bir güne açarsınız.
Sağlıkla ve sevgiyle kalın.
Dr. Ender Saraç

YORUMLAR